|
Özellikle Bodrum ve Akdeniz kıyılarındaki jeolojik
yapı dolayısıyla tatlı su rezervlerinin büyük bir bölümü
yeraltı katmanları arasından yol bularak deniz dibinde
tatlı su kaynakları oluşturmaktadır. Yurdumuzda
Mersin’den Çanakkale’ye kadar yerel halk tarafından
bilinen ve günümüzde bile, hayvanların su içtiği,
köylülerin içicek su olarak kullandıkları deniz içi
kaynakları bilinmektedir.
Robot ve/veya denizaltıya monte edilen ve deniz suyunun
kimyasal analizini derhal yapan sensorlar aracılığı ile
bu kaynakların yeri noktasal olarak saptanabilir. SUTA
bu tür sensorlar ve kimyasal analiz yöntemleri için
gerekli elektronik ve teknik donanımları geliştirmiştir.
Yeri saptanan kaynakların daha sonra ihtiyaca yeterli
debiye sahip olup olmadıkları ve işletme metodu
saptandıktan sonra, SUTA’nın kendi geliştirip, ürettiği
donanım ile deniz yüzeyindeki depolara yada doğrudan
doğruya karaya pompalama olanağına sahiptir. Bu metod
Fransa, İsrail gibi bir çok Akdeniz ülkesi tarafından şu
anda uygulanmaktadır. Ekteki resimde görüleceği üzere,
denizin tabanındaki tatlı su kaynağının üzerine ters
çevrilmiş bir kap şeklindeki bir oda ile kaynayan tatlı
su izole edilmekte ve debisini aşmayacak güçteki bir
pervane ile plastik borular aracılığıyla istenilen yere
pompalanmaktadır.
Bu metodla suyu yukarı taşımak, denizaltında herhangi
bir kazı yada değişiklik yapılmasını gerektirmez,
dolayısıyla da doğaya zarar verilmesi sözkonusu olmaz.
Su kıtlığı çeken Bodrum yarımadasında, örneğin Aktur Mor
Plaj önünde, Kızılburun’da, Mazı’da böyle kaynakların
olduğu süngerciler ve yerel halk tarafından bilinmekte
ve buralara dalan dalgıçlar regülatörlerini çıkararak,
tatlı suyu içebilmektedirler.
Bunları yapabilmek için teknik ekipman sorunumuz yoktur.
Sadece bürokratik engelleri ve gerekli teşviklerin
olması halinde, bu sorunların halledileceği gözönüne
alınarak, denizlerimizde elimizdeki ekipmanlarla tatlı
su kaynaklarının aranması, lokalize edilmesi için
gerekli iznin tarafımıza verilmesini arz ederiz.
Erkan Ayral
Yönetim Kurulu Başkanı |